Cuma, 3 Aralık 2021
Gündem Altun açıkladı: Erdoğan ve Putin yüz yüze görüşecek

Altun açıkladı: Erdoğan ve Putin yüz yüze görüşecek

İletişim Başkanı Altun, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Putin'le telefon görüşmesinde iki liderin en kısa sürede yüz yüze görüşmelerinin kararlaştırıldığını belirtti.

İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un medya kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantıda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefon görüşmesine ilişkin bilgi verdi. Altun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Rusya Devlet Başkanı Putin ile saat 10.15’te yaptığı görüşmede, İdlib’de dün rejim tarafından Türk askerlerine yapılan hain saldırının ele alındığını bildirdi.

Fahrettin Altun basın toplantısı

Fahrettin Altun, görüşmeye ilişkin şunları kaydetti:

“Sayın Cumhurbaşkanımız, şehitlerimizin kanlarının asla yerde bırakılmayacağını açık ve net şekilde vurgulamıştır. Doğrudan ülkemize saldırıldığı ortamda, rejimin her unsurunun Türkiye için meşru hedef olduğunu ve ateş altına alınacağını belirtmiştir. Bununla birlikte rejimin Soçi Mutabakatı’na uymaya mecbur edilmesini beklediklerini dile getirmiştir.

Sayın Cumhurbaşkanımız, bu tür saldırıların Türkiye’yi İdlib konusundaki yaklaşımından geri çevirmediği gibi tam tersine daha da kararlı hale getirdiğini belirtmiş, Astana sürecinin taraflarının ve uluslararası toplumun sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini vurgulamıştır. Rusya’nın bu anlamda çok açık şekilde Soçi Mutabakatı’nın 3’üncü maddesi gereğince rejimi durdurma sorumluluğunu hatırlatmıştır. Bu görüşmede karara bağlanan önemli bir husus da iki liderin en kısa sürede bir araya gelerek, yüz yüze görüşmelerinin sağlanması kararı olmuştur.”

“KARARLILIĞIMIZDAN HİÇBİR ŞEKİLDE VAZGEÇMEYECEĞİZ”

İdlib’de Türk askerlerine yönelik saldırının, “elim” ve “kahreden” bir hadise olduğunu belirten Fahrettin Altun, “Devlet olarak milletimize karşı sorumluluğumuz çerçevesinde metanetli davranarak ve beka mücadelemizi sürdürme adına atmamız gereken adımları atmaya devam ederek, burada verdiğimiz haklı mücadeleyi sürdürecek ve kararlılığımızdan hiçbir şekilde vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.

“SURİYE KRİZİNDE EN FAZLA MAĞDUR OLAN ÜLKE TÜRKİYE”

Suriye krizi başladığından bu yana bundan en fazla mağdur olan ülkenin Türkiye olduğuna işaret eden Altun, Suriye krizinin çözümüyle ilgili en net, en güçlü, en kararlı ve en tutarlı adımları atan ülkenin de yine Türkiye olduğunu söyledi.

Altun, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde milli güvenliğin, barış ve istikrarın devamı açısından Suriye krizinin çözümünün elzem olduğu ortaya konulduktan sonra kararlı bir mücadele yürütüldüğünü ve yürütülmeye devam edildiğini belirtti.

“SURİYE KRİZİNİN İKİ TEMEL SONUCU BİR TERÖR DALGASI, İKİ MÜLTECİ AKINI”

2015 ve 2016’nın Suriye krizinin Türkiye sınırlarına taştığında, millet için nasıl ağır sonuçlar üretebileceğini açık ve net olarak gösterdiğine dikkati çeken Altun, terörü kaynağında kurutma stratejisiyle devletin, Suriye krizinin ülkeye taşmasını engellemeye dönük bir hamleye girdiğini ve Suriye krizinin, Suriye sınırları içinde çözümü için yoğun gayret sarf ettiğini vurguladı.

Altun, “Bunun iki ayağı oldu, biri terörü kaynağında kurutma stratejisi, ikincisi yerlerinden edilmiş insanların yurt edinme sorunlarını çözme noktasında Türkiye’nin gösterdiği kararlılık ve güvenli bölge tesisiyle ilgili ortaya koyduğu irade. Bu anlamda Suriye krizinin iki temel sonucu bir terör dalgası, iki mülteci akını Türkiye’nin gayretleriyle çözülmeye çalışılmış ve çok ciddi ve somut adımlar atılmıştır” ifadelerini kullandı.

“MÜLTECİ SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNE İLİŞKİN EN SOMUT PROJE”

Fahrettin Altun, Türkiye’nin terörle mücadelede bütün terör örgütleriyle ayrım yapmaksızın mücadelesini sürdürdüğünü ve uluslararası toplum içinde istisnai bir konum elde ettiğini belirtti.

Güvenli bölge teziyle mülteci sorununun çözümüne ilişkin en somut, net ve uygulanabilir projenin ortaya konulduğunu anlatan Altun, “Sayın Cumhurbaşkanımız, bütün ikili görüşmelerinde, uluslararası temaslarında, mülteci sorununun çözümüyle, güvenli bölge tesisiyle ilgili buradaki imar süreçlerine kadar, bütün teknik çalışmalarla birlikte atılması gereken adımları ortaya koymuştur” dedi.

“TÜRKİYE ÇOK CİDDİ GAYRET GÖSTERDİ”

Bu iki sorunun çözümü noktasında Türkiye’nin çok ciddi bir gayret gösterdiğini aktaran Altun, şöyle devam etti:

“Cumhurbaşkanımızın kararlılığı milletimizin irfanı ve kahraman Mehmetçiğin mücadelesiyle Suriye krizinin ülkemize taşmasını engellemeye dönük, milli güvenliğimizi, barış ve istikrarımızı tehdit etmesine dönük çok ciddi önlemler aldık ve bu sayede örneğin 6-8 Ekim olaylarında olduğu gibi, DEAŞ ve PKK’nın şehirlerimizde gerçekleştirdikleri terör saldırıları gibi, elim hadiselerin bir dönemden sonra önüne geçilmiş oldu. Eğer bu adımlar atılmasaydı kriz Türkiye sınırlarının içine şehirlerimize sıçramış ve gündelik hayatımızı çok ciddi anlamda tarumar etmiş olacaktı. Geldiğimiz nokta itibarıyla yine aynı kararlılıkla ülkemizin bütünlüğü, birliği, milli güvenliği için biz adımları atmaya devam ediyoruz. Kararlılığımızdan hiçbir şekilde taviz vermedik ve vermiyoruz.”

“ULUSLARARASI KAMUOYUNDAN YETERLİ DESTEĞİ GÖRMEDİK”

Fahrettin Altun, tüm bu çabayı sürdürürken, uluslararası kamuoyundan yeterli desteği görmediklerine işaret ederek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da bunu çok açık şekilde uluslararası platformlarda ifade ettiğini aktardı.

Aksine terörle mücadelede zaman zaman Türkiye’den değil, terörden yana tavır takınıldığını da gördüklerini söyleyen Altun, “Üzülerek belirtmek istiyorum ki maalesef Batılı ülkeler sadece ‘Bize mülteci gelmesin, bize yabancı savaşçı gelmesin’ perspektifiyle Suriye krizine yaklaştı. Krizin çözümüne katkı sunamadıkları gibi ciddi anlamda krizin büyümesine ve esasında sorunları kendileri açısından da ertelemek gibi olumsuz bir gelişmenin önünün açılmasına neden oldu” değerlendirmesini yaptı.

“TERÖR KÜRESEL BİR SORUN”

Terör sorununun varlığını sürdürdüğünü ve bunun küresel bir sorun olduğunu vurgulayan Altun, “Terör sorunundan bağımsız olabileceğini iddia eden herhangi bir ülke söz konusu değildir. Terör, bu anlamıyla zamanlama meselesidir ve terörün bir ülkeden başka bir ülkeye sıçraması eğer doğru adımlar atılmaz, doğru şekilde mücadele edilmezse an meselesidir” diye konuştu.

Fahrettin Altun, mülteci sorununun, göçmen akınlarının sadece ertelenen bir problem olduğuna, çözüme ilişkin yapıcı, gerçekçi adım atılamadığına işaret etti.

Altun, “Dün itibarıyla yaşanan elim saldırı sonrası Suriye’deki gelişmelerden birinci derecede Esed rejimi sorumludur. Rusya Federasyonu, gerek rejimle ilişkileri, gerek Astana Süreci’nin tarafı olması, gerekse Soçi Mutabakatı’nın 3. maddesi gereğince rejim saldırılarını durdurma sorumluluğunu yerine getirmedi. Rusya’dan beklentimiz, ikili ilişkilerimiz, gerek sahadaki varlığı gerek Astana Süreci’nin parçası olması gerekse Soçi Mutabakatı’nın ilgili maddesi uyarınca rejim saldırılarını durdurması, saldırılarına engel olmasıdır” ifadesine yer verdi.

“REJİM, TÜRKİYE AÇISINDAN MEŞRU HEDEF”

Türkiye’nin dünden beri rejim hedeflerine yönelik ciddi saldırı gerçekleştirdiğini, rejim hedeflerinin Türkiye Cumhuriyeti açısından meşru hedef konumunda bulunduğunu belirten Altun, dünden bu yana yapılan saldırıların rejime çok ciddi kayıplar verdirdiğini anlattı.

Altun, 10 Şubat’tan bu yana toplam 2 bin 38 rejim askerinin etkisiz hale getirildiğini, 78 tank, 29 zırhlı araç, 53 top obüs, 27 askeri araç ve 9 mühimmat deposunun kullanılamaz hale getirildiğini bildirdi.

İletişim Başkanı Altun, Türkiye’nin, Suriye krizinin başından beri uluslararası hukuk referanslarıyla hareket ettiğini, bütün muhataplarının da bu çerçevede hareket etmesini istediği mesajını verdiğini kaydetti.

“ESED REJİMİ, DEMOGRAFİK MÜHENDİSLİK YAPMAKTADIR”

İdlib meselesinin bir milli güvenlik sorunu olduğunu, aynı zamanda insani boyutu nedeniyle Türkiye açısından son derece hayati sayıldığını vurgulayan Altun, bütün insanlığın yüz çevirmesine rağmen Türkiye’nin bu insanlık krizine yüz çevirmediğini söyledi. Fahrettin Altun, şöyle konuştu:

“İdlib düşerse milyonlarca Suriyeli mülteci Türkiye ve Avrupa’ya kaçmaya çalışacak. Dünyada en çok mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye’nin bu insanlara artık yardım etme, daha fazla kaynak üretme imkanı bulunmamaktadır. Esed rejimi, açık şekilde uluslararası toplumun kayıtsızlığından faydalanmakta ve bölgede ne yazık ki bir etnik temizlik, bir demografik mühendislik yapmaktadır. İdlib’deki milyonlarca sivili buradan çıkarmak rejimin insansızlaştırma hayalinin gerçeğe dönüşmesi olacaktır.”

Altun, sivillerin yaşadığı İdlib’de aylardır hastanelerin, sivil altyapı unsurlarının bombalandığını, halkın ciddi anlamda zarar gördüğünü, tüm bunların da dünyanın gözü önünde yaşandığını belirterek, “İdlib’de yaşananlara göz yuman liderlerin, Ruanda’da, Bosna’da soykırımı izlemekle yetinen seleflerinden bize göre hiçbir farkı yoktur” dedi.

“UÇUŞA YASAK BÖLGE UYGULANMASI HAYATİ BİR UNSUR

Krizi sonlandırmak için uluslararası toplumun el birliğiyle hareket ederek sivilleri korumak için müdahalesinin şart olduğunu belirten Altun, şu ifadeleri kullandı:

“Uçuşa yasak bölge uygulanması son derece hayati bir unsurdur. İdlib’de iki yıldır katliamı büyük ölçüde engelleyen düzen yine Türkiye’nin katkısıyla kurulmuştur. Türkiye, Rusya ve İran gözetiminde, Astana Süreci’nde kurulan yapı, iki yıldır katliamların boyutunu ciddi anlamda düşürmüş, fakat engelleyememiştir. Bu noktada gerek Rusya gerek İran’a sürecin garantörleri olarak sorumluluklarını hatırlatıyoruz, hatırlatmaya devam edeceğiz. Bu süreçte, namlusunu, Türk askerine doğrultan Esed rejimiyle bir an önce diyalog çağrısına bizi çağıran aktörleri de milletimizin vicdanına havale ediyoruz.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

En çok okunan haberler

Meteoroloji uyardı: Sağanak geliyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Marmara, Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu'nun batısı ile Düzce ve Bolu çevrelerinde sağanak beklendiğini belirterek vatandaşları uyardı.

Beyaz kıtadaki Bilim Seferi heyeti yurda döndü

4. Ulusal Antarktika Bilim Seferi'ne katılarak beyaz kıtada 30 günde 15 proje gerçekleştiren 23 kişilik ekip yurda döndü.

‘Yurt dışı dönüşlerinde 14 gün evinizden çıkmayın’

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı alınan tedbirler kapsamında yurt dışı dönüşlerinde vatandaşların "14 gün" kuralına uymalarını istedi.

Avrupa sınırındaki bekleyiş 11 gündür sürüyor

Türkiye’nin çeşitli şehirlerinden gelerek Avrupa’ya geçmek için Edirne’de sınır kapılarında bekleyen sığınmacılar, 11 gündür umutlu bekleyişlerini sürdürüyor.

Türkiye’nin koronavirüs mücadelesi 26 ülkeye örnek oldu

Türkiye'nin başarıyla yürüttüğü yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ile mücadele dünyaya örnek oldu. 26 ülke, Kovid-19 ile mücadele konusunda Sağlık Bakanlığından bilgi ve tecrübe paylaşımı talebinde bulundu.

Meteoroloji uyardı: Sağanak geliyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Marmara, Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu'nun batısı ile Düzce ve Bolu çevrelerinde sağanak beklendiğini belirterek vatandaşları uyardı.

Beyaz kıtadaki Bilim Seferi heyeti yurda döndü

4. Ulusal Antarktika Bilim Seferi'ne katılarak beyaz kıtada 30 günde 15 proje gerçekleştiren 23 kişilik ekip yurda döndü.

‘Yurt dışı dönüşlerinde 14 gün evinizden çıkmayın’

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı alınan tedbirler kapsamında yurt dışı dönüşlerinde vatandaşların "14 gün" kuralına uymalarını istedi.

Avrupa sınırındaki bekleyiş 11 gündür sürüyor

Türkiye’nin çeşitli şehirlerinden gelerek Avrupa’ya geçmek için Edirne’de sınır kapılarında bekleyen sığınmacılar, 11 gündür umutlu bekleyişlerini sürdürüyor.

Türkiye’nin koronavirüs mücadelesi 26 ülkeye örnek oldu

Türkiye'nin başarıyla yürüttüğü yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ile mücadele dünyaya örnek oldu. 26 ülke, Kovid-19 ile mücadele konusunda Sağlık Bakanlığından bilgi ve tecrübe paylaşımı talebinde bulundu.

Türk botu Yunan botunu böyle kovaladı

Türk Sahil Güvenlik botu, sığınmacıların bulunduğu botu Türk kara sularına geri itmeye çalışan Yunan botunu kovaladı. O anlar kameralara yansıdı.

280 yabancı terörist ülkelerine gönderildi

İçişleri Bakanlığı, 11 Kasım 2019'dan itibaren 280 yabancı teröristin ülkelerine iade edildiğini bildirdi.

Cezaevlerinde kreş, anaokulu, lise ve meslek liseleri açılacak

Adalet Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ile kapsamlı bir iş birliği protokolü imzalayarak, cezaevlerinde kreş, anaokulu, lise ve meslek liseleri açacak.

‘Medikal ürünlerde karaborsaya müsaade etmeyeceğiz’

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, medikal ve koruyucu malzemelerle ilgili, üreticilerle koordine halinde olduklarını belirterek, “Vatandaşlarımızın gönlü müsterih olsun. Karaborsa oluşmasına asla müsaade etmeyeceğiz” dedi.